Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
diamond point chisel
recure
gumweed
axial system
nettle-tree
day book
intraperiod
display type
cold spark plug
gangly
ground lamb
mudflats
Sauerstoffring
remote control switch
the same
heat dump
quality binding
colorbreed
cosecante
Scandium
only grounds
data capture
extracomunitario
broad minded
higher elevations
do out
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"do out"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
do out
f.
düzenlemek
2
Genel
do out
f.
toparlamak
3
Genel
do out
f.
temizlemek
"do out"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 90 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
start out to do something
f.
belirli bir amaç güderek yola çıkmak
2
Genel
do a fade-out
f.
defolup gitmek
3
Genel
get out and do something
f.
dışarı çıkıp bir şeyler yapmak
4
Genel
do something out of desperation
f.
çaresizlikten yapmak
Öbek Fiiller
5
Öbek Fiiller
do out of
f.
birinin birşeye sahip olmasını hile ile engellemek
6
Öbek Fiiller
set out to (do something)
f.
(bir şey yapma) girişiminde bulunmak
7
Öbek Fiiller
set out to (do something)
f.
(bir şey yapmaya) girişmek
8
Öbek Fiiller
set out to (do something)
f.
(bir şey yapmaya) niyetlenmek
9
Öbek Fiiller
set out to (do something)
f.
(bir şey yapmaya) koyulmak
10
Öbek Fiiller
set out to (do something)
f.
(bir şey yapmaya) kalkışmak
11
Öbek Fiiller
set out to (do something)
f.
(bir şey yapmaya) çalışmak
Konuşma Dili
12
Konuşma Dili
do well out of (someone or something)
f.
(bir işten) iyi para yapmak
13
Konuşma Dili
do well out of (someone or something)
f.
(birinden veya bir işten) iyi para kazanmak
14
Konuşma Dili
do well out of (someone or something)
f.
(bir işten) iyi kâr etmek
15
Konuşma Dili
go out of (one's) way (to do something)
f.
(bir şey yapmak) için zahmet etmek
16
Konuşma Dili
go out of (one's) way (to do something)
f.
(bir şey yapmak) için yolunu uzatmak
17
Konuşma Dili
go out of (one's) way (to do something)
f.
(bir şey yapmak) için yolundan sapmak
18
Konuşma Dili
go out of (one's) way (to do something)
f.
(bir şey yapmak) için zahmete katlanmak
19
Konuşma Dili
go out of (one's) way (to do something)
f.
(bir şey yapmak) için zahmete girmek
20
Konuşma Dili
go out of (one's) way (to do something)
f.
(bir şey yapmak) için yolunu değiştirmek
21
Konuşma Dili
be (all) out to (do something)
f.
(bir şeyi yapmayı) istemek ya da tasarlamak
22
Konuşma Dili
be (all) out to (do something)
f.
(bir şeyi yapmayı çok) istemek
23
Konuşma Dili
be (all) out to do something
f.
bir şeyi yapmayı istemek ya da tasarlamak
24
Konuşma Dili
be (all) out to (do something)
f.
(bir amaç) uğruna çalışmak
25
Konuşma Dili
be (all) out to do something
f.
bir şeyi yapmayı çok istemek
26
Konuşma Dili
be (all) out to do something
f.
bir amaç uğruna çalışmak
27
Konuşma Dili
be out to do something
f.
bir amaç uğruna çalışmak
28
Konuşma Dili
be out to do something
f.
bir şeyi yapmayı çok istemek
29
Konuşma Dili
do (someone) out of (something)
f.
(birinin bir şeyini) dolandırmak
30
Konuşma Dili
do (someone) out of (something)
f.
(birini bir şeyden) etmek
31
Konuşma Dili
do (someone) out of (something)
f.
(birinin bir şeyini) elinden almak
32
Konuşma Dili
do (someone) out of (something)
f.
(birinin bir şeyini) çalmak
33
Konuşma Dili
do well out of somebody/something
f.
birinden/bir işten iyi kar etmek
34
Konuşma Dili
do well out of somebody/something
f.
birinden/bir işten iyi para kazanmak
35
Konuşma Dili
set out to do
f.
yapma girişiminde bulunmak
36
Konuşma Dili
set out to do
f.
yapmaya niyetlenmek
37
Konuşma Dili
set out to do
f.
yapmaya koyulmak
38
Konuşma Dili
set out to do
f.
yapmaya girişmek
39
Konuşma Dili
set out to do
f.
yapmaya çalışmak
40
Konuşma Dili
set out to do
f.
yapmaya kalkışmak
41
Konuşma Dili
do I have to spell it out?
expr.
hecelerine mi ayırayım?
42
Konuşma Dili
do I have to spell it out (for you)
expr.
bunu sana açıklamam mı gerekiyor mu?
43
Konuşma Dili
do I have to spell it out?
expr.
bunu anlatmak için daha ne yapmalıyım (resim mi çizeyim/tek tek heceleyeyim mi)?
44
Konuşma Dili
do I have to spell it out?
expr.
bunu açıklamalı mıyım?
45
Konuşma Dili
do I have to spell it out?
expr.
bunu açıklamam gerekiyor mu?
Deyim
46
Deyim
go out of your way to do something
f.
zahmete girmek
47
Deyim
go out of your way to do something
f.
başkalarını rahat ettirmek için fazladan çaba harcamak
48
Deyim
do something like it's going out of style
f.
bir aktiviteyi/işi aşırı abartarak yapmak
49
Deyim
(do something) like it's going out of style
f.
(bir şeyi) çok sık yapmak
50
Deyim
(do something) like it's going out of style
f.
(bir şeyi) yapmayı abartmak
51
Deyim
(do something) like it's going out of style
f.
(bir şeyi) kıtlıktan çıkmış gibi yapmak
52
Deyim
(do something) like it's going out of style
f.
(bir şeyi) hızlı hızlı yapmak
53
Deyim
(do something) as if it's going out of style
f.
(bir şeyi) kıtlıktan çıkmış gibi yapmak
54
Deyim
(do something) as if it's going out of style
f.
(bir şeyi) hızlı hızlı yapmak
55
Deyim
(do something) as if it's going out of style
f.
(bir şeyi) yapmayı abartmak
56
Deyim
(do something) as if it's going out of style
f.
(bir şeyi) çok sık yapmak
57
Deyim
beat one's brains out (to do something)
f.
(bir şey yapmak için) bir tarafını yırtmak
58
Deyim
beat one's brains out (to do something)
f.
(bir şey yapmak için) canını dişine takmak
59
Deyim
beat one's brains out (to do something)
f.
(bir şey yapmak için) çok çalışmak/çaba harcamak
60
Deyim
beat one's brains out (to do something)
f.
(bir şey yapmak için) kafa patlatmak
61
Deyim
beat one's brains out (to do something)
f.
(bir şey yapmak için) kendini paralamak
62
Deyim
do something out of turn
f.
bir şeyi sırası gelmeden yapmak
63
Deyim
do something out of turn
f.
uygunsuz bir şey yapmak
64
Deyim
do something out of turn
f.
patavatsızca bir şey yapmak
65
Deyim
do something out of turn
f.
yersiz bir şey yapmak
66
Deyim
do something out of turn
f.
bir şeyi sırasını beklemeden yapmak
67
Deyim
do something out of turn
f.
düşüncesizce bir şey yapmak
68
Deyim
go out of the way to (do something)
f.
(başkalarını rahat ettirmek) için fazladan çaba harcamak
69
Deyim
go out of the way to (do something)
f.
(bir şey yapmak için) zahmete girmek/katlanmak
70
Deyim
have your work cut out (to do something/doing something)
f.
(bir şeyi yapmak konusunda) işi zor olmak
71
Deyim
have your work cut out (to do something/doing something)
f.
(bir şeyi yapmak) zor olmak
72
Deyim
have your work cut out (to do something/doing something)
f.
işi başından aşkın olmak
73
Deyim
have your work cut out (to do something/doing something)
f.
(bir şey yapmak konusunda) işi zor olmak
74
Deyim
have your work cut out (to do something/doing something)
f.
baş etmesi zor bir işi olmak
75
Deyim
knock oneself out (to do something) (for someone or something)
f.
(biri için bir şey yapmak uğruna) canını dişine takmak
76
Deyim
knock oneself out (to do something) (for someone or something)
f.
(biri için bir şey yapmak uğruna) kendini paralamak
77
Deyim
knock oneself out (to do something) (for someone or something)
f.
(biri için bir şey yapacağım diye) bir tarafını yırtmak
Konuşma
78
Konuşma
how do I get out of this mess
expr.
gel de işin içinden çık
79
Konuşma
how do we get out of this mess
expr.
gel de işin içinden çık
80
Konuşma
I figured out how to do it
expr.
nasıl yapacağımızı buldum
81
Konuşma
do I have to spell it out (for you)?
expr.
bunu anlaman için daha ne yapmalıyım (resim mi çizeyim/tek tek heceleyeyim mi)?
82
Konuşma
do I have to spell it out for you?
expr.
bunu sana açıklamalı mıyım?
83
Konuşma
do I have to spell it out for you?
expr.
bunu sana açıklamam gerekiyor mu?
84
Konuşma
how often do you eat out?
expr.
ne kadar sıklıkla dışarıda yersin?
85
Konuşma
do you think you have this place figured out?
expr.
burayı çözdüğünü mü düşünüyorsun?
86
Konuşma
do you want to get out of here?
expr.
buradan çıkmak ister misin?
87
Konuşma
what do I get out of it?
expr.
bundan ne çıkarım var?
88
Konuşma
what do we get out of it?
expr.
bundan ne çıkarımız var?
89
Konuşma
what do I get out of it?
expr.
bundan benim ne çıkarım olacak?
90
Konuşma
what do I get out of it?
expr.
bundan benim çıkarım ne olacak?
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of do out
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy